16 Haziran 2024 Pazar

Etiketinde 5’ten fazla katkı maddesi olan ürün gıda değildir, almayın

Ultra işlenmiş gıdalar dünyadaki bir numaralı ölüm sebebi. am 9A= ülkeyi kapsayan bir araştırmadan elde edilen veriler bunu söylüyor. Eskiden en zararlı etken olarak sigaradan bahsederdik, bugün aynı zararı ultra işlenmiş gıdalar veriyorBir gıdanın ultra işlenmiş olup olmadığı nasıl anlaşılır? Etiketine bakın. İçinde kaç farklı malzeme var? Beşten fazla mı? Listedeki maddeleri tanıyabiliyor musunuz, mutfağınızda var mı? Mesela baharat rafınızda maltodekstrin var mı? Yok. O zaman bunu içeren gıdayı da tüketmeyinBir gıdanın ultra işlenmiş olup olmadığı nasıl anlaşılır? Etiketine bakın. İçinde kaç farklı malzeme var? Beşten fazla mı? Listedeki maddeleri tanıyabiliyor musunuz, mutfağınızda var mı? Mesela baharat rafınızda maltodekstrin var mı? Yok. O zaman bunu içeren gıdayı da tüketmeyin

 ultra işlenmiş gıdalar  dünyadaki bir numaralı ölüm sebebi. Tam 15 ülkeyi kapsayan bir araştırmadan elde edilen veriler bunu söylüyor. Bu yüzden fonksiyonel tıp hekimleri olarak bu problemin kök nedenlerine, yani temel sebeplerine yakından bakmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. gnce sorunun adını koyalım.

Ultra işlenmiş gıda nedir" Bunları nasıl tanımlıyoruz" Ultra işlenmiş gıda, en basit ifadeyle, yapısı bozulmuş gıdalardır. Mısır, buğday, soya gibi temel besin kaynaklarını düşünün. Bunlar alınıp bir laboratuvarda kimyasal olarak ayrıştırılıyor. Yapılarıyla oynanıyor. Dolayısıyla hammaddenin başlangıçtaki hali değişiyor. Neticede vücuda yolladığı sinyaller de farklılaşıyor.

Bunlara “Frankenstein moleküller” adını veriyorum çünkü herhangi bir renk, boyut ve şekil alabiliyorlar. Enerji açısından çok yoğunlar. Kalori miktarları son derece yüksek. Ama besin değerleri çok çok düşük. Şeker oranları yüksek. ͦçlerinde vitamin katkısı var ama bunlar da sağlıksız. Yüksek fruktozlu mısır şurubu, dekstroz, maltodekstrin, kamış şekeri, fruktoz gibi bir sürü farklı türde şeker içeriyorlar. ͦşlenmiş tahıl içerikleri de yüksek. Bunlar da çoğunlukla kimyasal olarak değiştirilmiş ve orijinal formundan uzaklaşmış, toz haline getirilmiş tahıllar oluyor. (n bLlLndLN LċlHnmLċ Jıdalar KanJLlHrL" 8ltra işlenmiş gıdalarda sıkça rastladığımız başka maddeler de var. Mısır, buğday, soyanın yanı sıra rafine ve trans yağ kullanımı yaygın. ͦçlerinde çoğu zaman aşırı miktarda tuz bulunuyor. /if ve protein içerikleri düşük. Yeterince vitamin ve mineral de barındırmıyorlar. hstelik kan şekerinizi yükseltme ihtimalleri oldukça yüksek. Dahası, tokluk hissi vermedikleri için ne kadar yerseniz yiyin zor doyuyorsunuz. Bu yüzden ultra işlenmiş gıda yiyenler günde ortalama 500 kalori daha fazla tüketiyor. Peki en bilindik işlenmiş gıdalar hangileri" Patates cipsi, kraker, pretzel, şeker, mikrodalgada pişen yemekler, hazır patlamış mısır. Ayrıca muffin, donut, sandviç ekmeği, kurabiye, meyveli yoğurt, puding, jöle, mısır gevreği de aynı sınıfta. Bunların yanı sıra şeker katkıları, doğal olduğu söylenen aromalar, gıda boyaları, renklendiriciler, koruyucular, zamk ve emülgatörler aynı kategoride sayılabilir. Bunları tüketmemek gerek. Yine hazır yemekler, anında pişen noodle benzeri makarnalar, çabuk çorba, hot dog, tavuk nugget, işlenmiş peynir dilimleri gibi ürünlerden de uzak durulmalı. Kahve kreması ve protein shake’leri de oldukça tehlikeli olabilir. Yapısı bozulmuş soyaya özellikle dikkat. Bunlar kanserojen maddeler. Soya, soya shake’i gibi ürünler çok zararlı olabiliyor. Elbette şekerle tatlandırılmış içecekler, meşrubat, buzlu çay, limonata, kola ve enerji içecekleri de son derece zararlı. gncelikle bunların ne olduğunu anlayıp öğrenmek çok önemli. ͦşlenmiş gıdalar ile ultra işlenmiş gıdaları birbirinden ayırmak şart. grneğin sardalya konservesi de işlenmiş gıda ama bir paket cipsle aynı şey değil. Bu konuda bazı ipuçları kılavuz görevi görebilir. Mesela sağlıklı olduğunu özellikle iddia eden ambalajlı gıdalardan uzak durun. “Glütensiz patates cipsi, şekersiz” vs. yazılı ürünler sözde sağlıklı oldukları iddiasıyla sizi kendine çekiyor. Aslında gıdanın tanımı belli. Canlıların büyümesini ve yaşamaya devam etmesini sağlayan şeylere gıda diyoruz. Halbuki yukarıda bahsettiğimiz ürünlerin böyle bir işlevi yok. Gıda tanımına bile uymuyorlar. Çünkü büyüme ve yaşam sağlamak yerine tam tersini yapıyorlar. gte yandan konu hakkındaki araştırmalara temkinli yaklaşmak gerekiyor çünkü bunların bazıları gıda sektörü tarafından finanse ediliyor. Sektörün finanse ettiği çalışmalarda ultra işlenmiş gıdaların olumlu etkisi  ila 50 kat fazla gösteriliyor. Halbuki gerçek bilimsel çalışmalarda ultra işlenmiş gıda tüketimi arttıkça sorunların çok ciddi seviyeye çıktığı görülüyor. grneğin bazı örneklerde kalp-damar hastalığı kaynaklı ölüm riskinin yüzde 50, yine anksiyete ve depresyon gibi ruh sağlığı sorunu riskinin yüzde 4 ila 5 arttığı gözleniyor. Yani hem kalp hastalığı hem de ruh hastalığı riskini artırıyor. Tip-2 diyabet, obezite, uykusuzluk gibi sorunlardaki etkisini söylemeye bile gerek yok. Son on yıllarda çevremizi saran kronik hastalık salgınını tetikleyen ana faktörlerden birinin ultra işlenmiş gıdalar olduğunu biliyoruz. /ondra’da yapılan bir çalışmada 24 yaşındaki ikiz genç kadınların her ikisine de aynı miktarda kalori verildi. Kalori miktarının yanı sıra diyetlerindeki yağ, şeker ve lif oranı da aynıydı. Tek fark, birinin yediklerinin ultra işlenmiş gıdalar olmasıydı. Sadece iki hafta sonunda iki kardeşten ultra işlenmiş gıdalarla beslenenin kolesterol, lipit ve kan şekeri seviyesinin daha yüksek olduğu ve kilo aldığı görüldü. Halbuki aynı miktarda kalori tüketmişti. Böylelikle kalori miktarının tek etken olmadığı bir kez daha gösterilmiş oldu. Kalorinin biyokimyanıza, hormonlara, bağışıklık sistemine, enflamasyona ve mikrobiyoma etkisi de aynı derecede önemli. Neticede ultra işlenmiş diyetle beslenen kişi kilo alırken aynı miktarda kalori tüketen diğeri kilo verdi. gte yandan bu etkiyi kısa sürede tersine çevirmeye başlamak mümkün. Yani umutsuzluğa gerek yok. Sağlıklı, işlenmemiş gıdalar tüketerek düzelmeye başlayabiliyorsunuz. 10 günlük detoks diyeti bunun için çok yararlı. Beslenmenizi üç gün boyunca değiştirdiğinizde bile farkı hissedeceksiniz. 8ltra LċlHnmLċ Jıdalar nHdHn bX Nadar yayJın" Günümüzde yetişkinlerin diyetinin yüzde 0’ı ultra işlenmiş gıdalardan oluşuyor. Çocuklarda ise oran yüzde ’yi buluyor. gncelikle sanayi devrimiyle birlikte gıda işleme teknolojilerinde ve seri üretimde büyük ilerlemeler yaşandı. Bu ilerlemeler çok da işe yaradı. Gıdaları çürümeden uzun süreli saklamayı öğrendik. Nüfusumuz arttıkça daha fazla insanı beslememiz gerekiyordu. Ama şimdi yeniden gerçek gıdalara, yani bozulan gıdalara dönme vakti geldi. Çünkü 10’ler ve 0’larla birlikte gıda şirketleri işleme pratiğini daha da ileri taşıdı ve birçok yeni katkı, koruyucu kullanılmaya başlandı. Her yer şeker, işlenmiş tahıl ve işlenmiş yağlarla doldu. Araştırmalar beslenme düzenimizdeki ultra işlenmiş gıda oranı arttıkça besin içeriğinin azaldığını gösteriyor. hstelik diyetimizde ultra işlenmiş gıda oranındaki her yüzde 10’luk artış, ölüm riskini yüzde 14 artırıyor. Yani sadece hastalık değil ölüm riski açısından da ciddi bir sıçramaya yol açıyor. 8ltra işlenmiş gıdalar ile normal işlenmiş gıda arasındaki farka biraz daha yakından bakalım. Ağacın dalından bizzat koparmadığınız hemen her yiyecek belli ölçüde işlem görmüştür. Hatta pişirmek bile bir tür işlemdir. Dolayısıyla işlenmiş gıda illa kötü bir 8 7AŇL-K 19-25 NİSAN 2024 etmesini sağlayan şeylere gıda diyoruz. Halbuki yukarıda bahsettiğimiz ürünlerin böyle bir işlevi yok. Gıda tanımına bile uymuyorlar. Çünkü büyüme ve yaşam sağlamak yerine tam tersini yapıyorlar. gte yandan konu hakkındaki araştırmalara temkinli yaklaşmak gerekiyor çünkü bunların bazıları gıda sektörü tarafından finanse ediliyor. Sektörün finanse ettiği çalışmalarda ultra işlenmiş gıdaların olumlu etkisi  ila 50 kat fazla gösteriliyor. Halbuki gerçek bilimsel çalışmalarda ultra işlenmiş gıda tüketimi arttıkça sorunların çok ciddi seviyeye çıktığı . grneğin bazı örneklerde kalp-damar hastalığı kaynaklı ölüm riskinin yüzde Etiketinde 5’ten fazla katkı maddesi olan ürün gıda değildir, almayın etmesini sağlayan şeyler ruz. Halbuki yukarıda bahsettiğimiz ürünlerin böyle bir işlevi yok. Gıda tanımına bile uymuyor lar. Çünkü büyüme ve yaşam sağlamak yerine tam tersini yapıyorlar. gte yandan konu hak kındaki araştırmalara temkinli yaklaşmak gerekiyor çünkü bunların bazıla rün finanse ettiği çalışmalar işlenmiş gıdaların olumlu etkisi  ila 50 kat fazla gösteriliyor. Halbuki gerçek bilimsel çalışmalarda ultra işlenmiş gıda tüketimi arttıkça sorun ların çok ciddi seviyeye çıktığı görülüyor. grneğin bazı ör neklerde kalp-damar hastalığı kaynaklı ölüm riskinin yüzde Ultra işlenmiş gıda, en basit ifadeyle, yapısı bozulmuş gıdalardır. Mısır, buğday, soya gibi temel besin kaynaklarını düşünün. Yapılarıyla oynanıyor. Gıdanın başlangıçtaki hali değişiyor. etiede vüuda yolladığı sinyaller de farklılaşıyor Enerji açısından çok yoğunlar. alori miktarları son deree yüksek. ma besin değerleri çok düşük. ‰eker oranları yüksek. İçlerinde vitamin katkısı var ama sağlıksız. Bir sürü farklı türde şeker, kimyasal olarak değiştirilmiş, toz haline getirilmiş tahıllar içeriyorlar Ultra işlenmiş gıdalar dünyadaki bir numaralı ölüm sebebi. am 9A= ülkeyi kapsayan bir araştırmadan elde edilen veriler bunu söylüyor. Eskiden en zararlı etken olarak sigaradan bahsederdik, bugün aynı zararı ultra işlenmiş gıdalar veriyor OKSİJEN 09 CMYK 9 19-25 NİSAN 2024 7AŇL-K şey olmak zorunda değil. Mesela peynir de işlenmiş bir yiyecek. Yine sardalya konservesi, domates konservesi, fermente gıdalar, lahana turşusu, kurutulmuş gıdalar da işleme tabi tutuluyor. Ancak içindeki malzemeleri tanıdığınız sürece bunda bir sorun yok. Bu konuda bilgi almak için bir gıdanın işlenmiş olma düzeyini gösteren Nova sınıflamasına bakılabilir. 8ltra işlenmiş gıdalar ise aslında gıda bile değil. Çünkü kimyasal ve mekanik olarak bileşenlerine ayrılıp bozulmuş şeylerden bahsediyoruz. Görünüşleri gıdaya benziyor, tatları güzel ama gıda değiller. Maliyeti düşürülüp raf ömrü uzatılmış, büyük kkr getiren ürünlerden ibaretler. Peki neden ]ararlı" gzellikle raf ömrünü uzatmak için kullanılan maddeler insan vücuduna son derece olumsuz etkide bulunuyor. Ambalaj plastikleri, bisfenol A (BPA), ftalat, mikroplastikler, nanoplastikler yediklerimize karışıp bize zarar veriyor. Yani hasarın bir kısmı yiyeceğin kendisinden değil ambalajından kaynaklanıyor. Buna ek olarak gıdaların işlenmesi sırasında toksik bileşenler açığa çıkabiliyor. Bunların bir kısmı kanserojen ve enflamatuar olabiliyor. 8ç örneklerde bağırsak mikrobiyomu üzerindeki olumsuz etki yüzünden DNA’ya bile hasar verebildikleri görülüyor. Her yıl kişi başı 1.5 ila 2 kg kadar katkı maddesi, emülgatör, renklendirici, yapay tatlandırıcı vücudumuza giriyor. Bunların bazıları kimi ülkelerde yasakken birçok ülkede serbest. Neticede ortaya çok net bir sonuç çıkıyor. 8ltra işlenmiş gıdalar bugün dünyadaki bir numaralı ölüm sebebi. hstelik vücut kadar beyin üzerinde de olumsuz etki yapıyorlar. Sonuçta maliyet düşürmek için başvurulan bu yöntem halk sağlığı açısından kıyaslanamayacak kadar büyük bedeller ve maliyetler getiriyor. Dünyada her yıl diyete bağlı kronik hastalıklardan hayatını kaybeden kişi sayısı 11 milyonu geçiyor. Aynı tüketim 2 milyarı aşkın kişide rahatsızlıklara yol açıyor. Bu veriler 15 ülkeyi kapsayan bir araştırmadan alındığı için oldukça net. 8ltra işlenmiş gıdalar, sigaradan bile zararlı. Kalp rahatsızlığı, obezite, Tip-2 diyabet gibi sorunlara yol açarak yaşam beklentisini net bir şekilde azaltıyor. Toplum sağlığını genel olarak kötüye götürüyor. grneğin ABD’de Covid döneminde bunun sonuçları net bir şekilde görüldü. Dünya nüfusunun yüzde 4’ünü barındıran Amerika, Covid vaka ve ölüm sayısı açısından dünyanın yüzde 1’sına karşılık geliyordu. Peki, kendimizi nasıl koruyabiliriz" Bir gıdanın ultra işlenmiş olup olmadığı nasıl anlaşılır" Gıda şirketlerinin bir ürünün ultra işlenmiş olduğunu belirtme zorunluluğu yok ve çoğu zaman bu konuda bilgi vermiyorlar. ͦlk adımlardan biri ambalaja bakmak olabilir. Doğal gıdalar çok fazla ambalaja gerek duymaz. ňä§LndHNLlHrʼn NıVmında ya]anları tanıyor mXVXnX]" Bir diğer faydalı yöntem ise ‘içindekiler’ kısmına dikkat etmek. Alacağınız ürünün içinde kaç farklı malzeme kullanılmış" Beşten fazla mı" /istede yazılı maddeleri tanıyabiliyor musunuz" Malzemeler kendi mutfağınızda bulunan türden şeyler mi" Mesela baharat rafınızda maltodekstrin var mı" Yok. 2 zaman bunu içeren gıdayı da tüketmeyin. 8zun kimyasal isimler, koruyucular, yapay tatlandırıcılar, doğal olmayan boyalar varsa uzak durun. Aslında basit. ͦçindekiler kısmında yazan şeyleri tanımıyorsanız, o gıdayı yemeyin. Monosodyum glutamat, mısır şurubu, aspartam gibi içeriklerin hepsi son derece tehlikeli. 9eganlar da bu konuda özellikle dikkatli olmalı. 9egan burgerler gibi birçok yiyecek esasen toz haline getirilmiş soyadan ve yapısı bozulmuş kimyasal ürünlerden imal ediliyor. Et ve yumurta ikamesi olarak sunulan gıdaların çoğu son derece zararlı. Ayrıca etikette gıdanın sağlıklı olduğuna dair abartılı iddialar varsa dikkatli davranmakta fayda görüyorum. Bu pazarlama hamlelerine karşı uyanık olun. hstelik gıda firmalarının günün modasına göre hareket ettiğini unutmayın. grneğin bir dönem herkes yağın kötü olduğunu söylemeye başlayınca her yer yağ oranı düşük ürünlerle dolup taşıveriyor. Ama aslında bu sefer de şeker oranını artırıyorlar. Yani ultra işlenmiş gıda yine eskisi kadar zararlı olmayı sürdürüyor. Tüm bunlara karşı organik ürünler satan yerlerden alışveriş yapmaya gayret edin. Bazı gıdalarda ne kadar organik olduğunu gösteren derecelendirmeler bulunuyor. Bunlara dikkat edin ve en sağlıklısını seçin. Ambalajlı olsa bile minimum seviyede işlem görmüş ürünlerden şaşmayın. Dünyada gıda güvencesi büyük bir sorun. Birçok insanın gıda erişimi son derece kısıtlı. Ama gerçek, işlenmemiş gıdalara erişim de aynı derecede önemli ve daha fazla dikkat edilmeli. Aksi halde Tip-2 diyabet, obezite ve insülin direnci gibi kronik hastalıklar giderek daha yaygın hale geliyor. Bunlara karşı koymak için yetkililer tarafından belli zararlı içeriklere sahip ürünleri gösteren bir veri tabanı oluşturulması gerekiyor. Ayrıca gıdalara yönelik sınıflandırma ve etiketleme sistemlerinin de daha anlaşılır olması şart.

Ultra işlenmiş gıdalardan ne kadar uzak durursanız o kadar sağlıklı olacağınızı unutmayın