16 Haziran 2024 Pazar
SAĞLIK

Longevity NEDİR

Longevity (uzun yaşam) tıbbı denilince tam olarak ne tür bir kavramı, yaklaşımları kastediyoruz, bunu ele alacağız Görünen o ki tıbbın yeni hedefi yaşlılığı bir hastalık olarak ele almak, tedaviden çok, gençlikteki biyolojik kapasiteye dönmek

L ongevity, uzun yaşam demek. Ancak bu kavramın alt kırımları var. Yaş günündeki mum sayımızı artırmak kulağa longevity ile kastedilen uzun ömürlülük gibi gelebilir. Ancak asıl konu, uzatılan ömrün ne kadarının sağlıkla geçirildiğidir. O yüzden longevity kavramı, healthspan yani ‘ömrün sağlıklı kısmı’ kavramıyla beraber gelir. Longevity uzmanları, hiçbir hastalığınızın olmadığı zamandan başlayarak sizin sağlık rehberi olurlar. Amaçları size içinde olduğunuz yaşın daha genç versiyonuna sahip olmanızdır. Peki bu neden gerekli? Google’a sorarsanız size dünyada yaklaşık 8 bin ayrı tanımlanmış hastalık sıralar. Ölüm sebebi olarak liste başına yerleşenleri biliyoruz; kalp hastalıkları, kanserler… Ancak aslında bir numaralı ölüm sebebi ‘yaş’tır. Basitçe yaşlandıkça hastalanma ve ölüm riski artar. İşte bu basit gerçek nedeniyle yeni bir yaklaşıma ihtiyaç var. İşte longevity, biyolojik olarak yaşımızın takvim kadar hızlı ilerlememesini sağlamayı amaçlıyor. Peki yaşlanmak kötü mü? Elbette hayır, yaş almakta sorun yok. Zaten amaç daha uzun süre hayatta kalmak. 80 yaşını görmeyi değil, 110’u hedeflemek. Ya da 80 yaşında birine yaşlı değil henüz genç diyebilmek… Yani amaç aslında ‘çok yaşarken yaşlanmamak’. Yaş ilerlerken nasıl yaşlı olunmaz? Bedenimiz, hücrelerimiz, hatta atomlarımız biyolojik kurallar dahilinde çalışıyor. İleri tıp bize hücre düzeyinde işlerin nasıl iyi gidebileceğini ve nasıl bozulacağını söylüyor. Sonuçta basitçe gelinen nokta, biyolojik iyilik hali hücreleri genç tutarken, kötü sağlık seçimleri hücreleri hızla yaşlandırıyor. Einstein’ın zamanın göreceliği teorisi bu konuyla alakasız ama tam da burada geçerli oluyor. Evet, biyolojide zaman görecelidir. Takvimden bağımsız olarak daha hızlı veya yavaş akabilir. Bilimin derdi biyolojik zamanı yavaşlatırken takvim yaşını uzatmaktır. Bu amaç ütopik değil. Doğada yaşı ilerlediği halde biyolojik olarak yaşlanmayan canlılar var. Bilim insanları ömrünün son anına kadar yaşlanma belirtileri göstermeyen ve diğer benzer türlerine göre de uzun yaşayan bu canlıları inceleyerek yol aldılar. Teknolojinin ilerlemesi, yapay zekanın devreye girmesi bu araştırmaları çok hızlandırdı. Uzun ve sağlıklı yaşam için gerekli moleküller yapay zeka sayesinde çok kısa sürede taranabiliyor. Bu hız, ilaç firmalarını da çekiyor. Longevity dünyasına yakında çok büyük oyuncular girecek. Bunun için en kritik adım Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA’in yaşlılığı hastalık kategorisine alması. Eğer bu sağlanırsa, o zaman ilaç firmaları yaşlılığı engellemek amacıyla ilaç geliştirmeye yönelecekler. Bu amaçla yapılan en büyük çalışma TAME. Hepimizin bildiği metformin içerikli diyabet ilacını, ‘yaşlanma yavaşlatma ilacı’ olarak kabul ettirmeye çalışıyorlar. Bunun gibi birçok bilindik ilacı yeniden pozisyonlandırıp uzun yaşam ilaçlarına çevirme çabası var. Longevity kişiler için takıntı haline de geldi. Örneğin Bryan Johnson, kendini bir sağlık kobayı gibi kullanıyor. Günde 100’den fazla vitamin alıyor. Tüm yemek faslını sabah 11’de bitirmiş oluyor. Her dakika kan verip tüm değerlerini ölçtürüyor. 30 kişilik doktor ekibi ile yaşıyor. Bu konu neden bu kadar cazip? Çünkü mantık şu; eğer bir yıllık kronolojik yaşlanma tam olarak 1 yıl 1 gün olarak geri çevrilebilirse, o zaman yaşlanma eşiğini atlarız. Yani takvim ne hızda ise onun biraz üstüne çıkacak bir gençleşme bizi aynı yaşımızda tutacaktır. Fütüristler bu eşiğin 2033’te aşılacağını söylüyor. 2033’te biyolojik yaşlanma hızı kronolojik yaşlanmanın gerisinde kalacak diyorlar. Ölme yeter Yaklaşık 10 yıl içinde yaşlanma hızının üzerinde gençleşme sağlanabileceği öngörüsüyle yeni argüman ‘O güne kadar ölme yeter’ şekline dönüştü. Bunun için önümüzdeki 10 yılı Longevity tıbbı hedefli yaşamalıyız. İşin yüzde 90’ı doğru beslenmeden uykuya kadar bilinen sağlıklı yaşam önerileri. Tek fark, hiç hasta değilken de bunları uygulamak. Örneğin diyabet değilken de diyabetli gibi beslenmelisiniz. Vücudu yıpratmadan kullanmanın yollarını öğrenmeliyiz.

Eskiden birçok hastalıkta ‘genetik’ diyerek kolayca sorumluluğu üstümüzden atıyorduk. Ancak bilimsel çalışmalar genlerin değil o genlere giden sinyallerin sonucu belirlediğini gösterdi. Genetikten bir önceye, hücrenin metabolik işleyişine bakılıyor artık.

Hücrelerin metabolik olarak genç kalması, bizim beslenme, uyku, egzersiz, stres vs.. seçimlerimize bağlı. Gelecek teknolojiler, yaşlanma karşıtı tedaviler, erken teşhis yöntemleri çok heyecan verici. Ben biyolojik yaşlanmanın durdurulacağına ve bunun 10 yıl içinde olacağına eminim. Yapay zeka ile yıllar alan araştırmalar saatlere indi. Kongrelerden tanıdığım bir bilim kadının hiç spor yapmadan, mRNA teknolojisiyle nasıl kas geliştirdiğini bizzat gördüm. Tüm kasları yıllarca spor yapmış kişiler gibi gelişmiş haldeydi. Bir başkasının beynine burundan girilen bir yöntemle uyguladığı molekül tedavisiyle zekasını artırmaya çalıştığına şahit oldum. Araştırmalar çılgın boyutta ve hayal ötesi yerlere gidiyor. Bize düşen ne? Bize düşen en temel konu, vücudumuzu nasıl kullandığımız. Ve bu makineyi çalıştırmak için içine hangi yakıtı koyduğumuz… Çünkü şu an ideal kilo ve şeker piklerine sebep olmayan bir beslenme, ömrün uzamasına diğer tüm faktörlerden daha fazla katkıda bulunuyor. Az yiyen fareler diğerlerinden uzun yaşıyor.

Az yemek ve belli süre aç kalmak, yaşlanma mekanizmalarını doğal yoldan yavaşlatmanın en basit ama etkili yolu olarak ortaya çıktı.

İnce olsak bile asla iç organ yağlanması olmamalı. İç organlarda yağlanma, hücre motorlarının yakıt kullanmakta zorluk çektiğini anlatıyor. Sadece iç organ yağlanması var mı yok mu diye bakılarak yaşlanma hızı söylenebiliyor. Bu yüzden metformin, akarboz gibi diyabet ilaçları uzun yaşam için yeniden konumlandırılıyor. Bu yazının amacı, bu yarıştan haberdar olmanız. En az bir 10 yıl daha sağlıklı şekilde hayatta kalmalıyız. Yakında Görünen o ki kimse artık kanser veya demanstan vs.. korkmayacak asıl korku hızlı yaşlanmak olacak. Herkes bu hızı kesmeye çalışacak. Hasta olmadığı için konuyla ilgilenmeyenler bile, sağlıklı kalma yarışına girmek durumunda kalacak. Çünkü sağlıklı, yaşlanmayan, en azından yavaş yaşlanan hücrelerden oluşan bir vücuda sahip olmak