16 Haziran 2024 Pazar
GÜNDEM

Sürdürülebilir kentsel dönüşüm milyarlarca dolarlık enerji tasarrufu sağlar

evre Dostu Yeşil Binalar Derneği Başkanı Mehmet Sami Kılıç kentsel dönüşümle yenilenmesi planlanan yaklaşık 6-7 milyon hanenin yeşil bina olması durumunda enerji verimliliğinin yüzde 40 oranında artacağını söylüyor

Şubat depremlerinin sebep olduğu büyük yıkım, Türkiye’de afete karşı dayanıksız binaların yenilenmesinin ve kentsel dönüşüm süreçlerinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Aslında Türkiye 2000’li yıllardan itibaren aktif bir kentsel dönüşüm sürecinde. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerine göre, bugüne kadar 2 milyon 200 bin civarında konutun dönüşümü sağlandı. Şu anda 400 bin binanın dönüşümü devam ediyor. Kentsel dönüşüm projelerinin ilk hedefi elbette afete karşı dayanıklı, güçlü binalar inşa etmek. Fakat bunu sürdürülebilir kriterleri göz ardı ederek uygulamak iklim krizine karşı çevreye vereceği zarar kadar insan yaşamını da zorlaştırıyor. Nitekim, yeşil alanların arttırılmasının acil durumda tahliye yollarını kolaylaştırdığını ya da enerji altyapısının güçlenmesinin afet anındaki kesintilerde işe yaradığını biliyoruz. Yani sürdürülebilir bir kentsel dönüşüm, bütüncül bir yaklaşımla hem insan yaşamını hem dünyayı koruma amacı doğrultusunda altyapısı güçlü, dayanıklı, enerji verimli ve çevre dostu binaların inşasını öngörüyor. Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği Başkanı Mehmet Sami Kılıç’la “sürdürülebilir kentsel dönüşüm” üzerine konuştuk. • Kentsel dönüşüm sürdürülebilirlik açısından neden önemli? Kentsel dönüşüm, şehirlerde özellikle afet riski altındaki yapıların yenilenerek daha dayanıklı, modern, enerji verimli ve çevre dostu hale getirilmesini sağlıyor. Diğer yandan, afetlere dayanıklı altyapı ve yeşil alanların artırılması afet sonrası toparlanma süreçlerini de hızlandırıyor. Yeniden yapılan bölgelerde acil durum tahliye yolları, su ve enerji altyapısı gibi temel altyapı unsurları, afet anındaki etkileri en aza indirgemeyi amaçlıyor. • Peki çevreye getireceği fayda? Enerji verimli binaların inşası ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, sadece bina sakinlerine maliyet tasarrufu sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda kentlerin genel enerji tüketimini düşürerek karbon ayak izini de minimize ediyor. Enerji verimliliği ise binaların ısı yalıtımı, enerji tasarruflu ısıtma/soğutma sistemleri ve yenilenebilir enerji kaynakları ile donatılması yoluyla sağlanabilir. Bu önlemler, enerji tüketimini azaltarak çevresel etkiyi minimize eder ve uzun vadeli enerji tasarrufu sağlar. • O halde nasıl bir enerji tasarrufundan söz ediyoruz? Kabaca bir hesapla kentsel dönüşümde yenilenmesi planlanan yaklaşık 6-7 milyon hanenin yeşil bina olması durumunda enerji verimliliğinin yüzde 40 oranında artacağını öngörüyoruz. Ek olarak sadece enerji ve su verimliliği değil atık, ham madde tüketimi, yeşil alanlar, iç mekan yaşam kalitesi gibi konularda da ciddi fayda sağlıyor. Toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ından sorumlu olan yapı sektöründe bunun gibi verimliliğe yönelik çalışmaların ciddi kazanımları olacağına inanıyorum. •Biraz da kentsel dönüşüm kriterlerinden söz edelim... Kentsel dönüşümde sürdürülebilirlik kriterleri yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal boyutlarda sürdürülebilirliği sağlamayı amaçlıyor. Örneğin, dönüşüm projelerindeki en önemli kriterlerinin başında enerji verimliliği geliyor. Su verimli armatürlerin kullanımı, yağmur suyu ve gri su geri kazanım sistemleri gibi stratejiler içeren su verimliliği, uzun vadeli başarı için önem kazanacak ekonomik sürdürülebilirlik, atık yönetimi ve geri dönüşüm, gerekli olan kriterler arasında. • Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği Başkanı Mehmet Sami Kılıç kentsel dönüşümle yenilenmesi planlanan yaklaşık 6-7 milyon hanenin yeşil bina olması durumunda enerji verimliliğinin yüzde 40 oranında artacağını söylüyor Peki dönüşümde ne durumdayız? Örneğin, İstanbul’da neler yapmalıyız? Türkiye’de şu an aciliyetimiz, deprem riski altındaki alanlarda dönüşüm süreçlerini hızlandırmak. Mevcut kanun mevzuatlarına sürdürülebilirlikle ilgili birçok konu entegre edildi. Belirli büyüklükteki projelerde yağmur suyu ve/ veya gri suyun toplanıp yeniden kullanımı, güneş panellerinden fayda sağlanması ve elektrikli araç şarj istasyonlarının koyulmasıyla ilgili birçok sürdürülebilirlik prensibi ulusal mevzuatlarda yer alıyor. Yine de hala eksiklerimiz var. İstanbul ciddi bir afet riskiyle karşı karşıya. Riskli yapıların şehrin çeperinden yeni yerleşim alanlarına taşınması, güçlendirme ve yerinde yıkıp yeniden yapma gibi çözümler için çalışıldığını ilgililerden sık sık duyuyoruz. Tüm bu çabalara rağmen, maalesef geldiğimiz noktada hâlâ aktif kullanılan birçok binanın deprem riski taşıdığını görüyoruz. Bir de tabii, enerji tasarrufu boyutu var. Doğru dönüşümle İstanbul’dan ciddi bir ekolojik yarar sağlanabilir. Bu ekolojik yarardan da bahsedebilir misiniz? Bahsi geçen yaklaşık 1.5 milyon riskli konut ve binayı yeniden yaparken yeşil ve enerji verimli çözümlerin kullanılması, milyarlarca dolar enerji ve su verimliliği anlamına geliyor. Zaten yeşil binanın gereklilikleri binalarla ilgili şartname ve zorunlu yönetmeliklere girdi. Mesela zorunlu bir mevzuat olan, binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği ciddi seviyelerde enerji verimliliği ve belirli büyüklüğün üzerindeki binalarda başka bir kritere bakmaksızın en az yüzde 5 oranında yenilenebilir enerji kullanımını zorunlu kılıyor. Bu uygulamaların doğru ve gerçekten çalışır olması için özellikle büyük ölçekli kentsel dönüşüm projelerinin ilgililer tarafından en baştan planlanması, hatta bina ölçeğinde değil ada ve mahalle ölçeğinde gerekli sürdürülebilir şehir planlama yaklaşımlarının gözetilmesi oldukça elzem. Zira kaybedecek zamanımız yok