24 Ocak 2026 Cumartesi
DÜNYA

Abdülmecid’in izleri Dublin’de

İrlanda’nın başkenti Dublin’de açılan Büyük Kıtlık sergisinde Sultan Abdülmecid’in İrlanda halkı ile dayanışmasına ve karşılığında İrlandalıların Abdülmecid’e yolladığı teşekkür mektubuna yer veriliyor

İ rlanda, 19. yüzyıl ortalarında yaşadığı Büyük Kıtlık (The Great Famine) ile tarihinin en acı dönemlerinden birine tanıklık etti. Bir milyondan fazla kişinin hayatını kaybettiği bu felaket adanın toplumsal hafızasında derin izler bırakmış durumda. İrlanda’nın kalbi Dublin’de, şehrin hareketli caddelerinden birinde açılan Famine: Memory and Solidarity (Kıtlık: Bellek ve Dayanışma) sergisi, ziyaretçilerini sadece 19. yüzyılın en karanlık yıllarına değil, aynı zamanda uzaklardan uzanan beklenmedik bir dostluk eline de götürüyor: Osmanlı padişahı Sultan Abdülmecid’in yardımına... Sergide Sultan Abdülmecid’in açlıkla kıvranan İrlanda halkına gönderdiği 1.000 sterlinlik yardım anlatılıyor; bir köşede ise İrlanda’nın önde gelenlerinin Abdülmecid’e gönderdiği teşekkür mektubu sergileniyor. Bu dokunaklı belge, Türkiye’nin Dublin Büyükelçiliği aracılığıyla sergiye eklenmiş. Eylül sonuna kadar açık olan serginin web sitesinde de Sultan Abdülmecid’in resmi ve İrlandalıların teşekkür mektubu bulunuyor (theirishpotatofamine.com). Açlık, kayıplar ve göç 1845-1852 yılları arasında adanın en önemli besin kaynağı olan patatesleri yok eden bir mantar hastalığı, İrlanda nüfusunun üçte birini etkileyen ölüm ve göç dalgasını tetikledi. Bir milyondan fazla kişi hayatını kaybetti, bir o kadarı da çaresizlikle başka ülkelere göç etmek zorunda kaldı. Bu dönem İrlanda’da An Gorta Mór (Büyük Kıtlık) adıyla anılıyor. Bugün bile adanın nüfusu Büyük Kıtlık öncesi seviyesine ulaşabilmiş değil. Dublin’in kuzeyindeki Famine Memorial anıtı, kurbanları anmak ve trajediyi gelecek nesillere aktarmak için yapılan çok sayıda anıttan en bilineni. Açlıktan kemikleri sayılan bronz bedenler, Liffey Nehri kıyısında sessizce bekliyor. Dublin’de açılan Büyük Kıtlık sergisi ise ziyaretçileri 19. yüzyılın ortalarındaki büyük trajediye doğru bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. St. Stephen’s Green Parkı’nın hemen yanındaki parkla aynı ismi taşıyan alışveriş merkezinde yer alan sergide kıtlığın kökenleri, dönemin Büyük Britanya siyasilerinin ‘laissez-faire’ (bırakınız yapsınlar) anlayışıyla İrlanda halkını nasıl kaderine terk ettiğini gösteren açıklamalar, çizimler ve tanıklıklar yer alıyor. Ziyaretçiler kıtlıkla ilgili kısa bir film de izleyebiliyor. Sergi, dünyanın dört bir yanından gelen yardım ve dayanışmayı gösteren afişleri de barındırıyor. Serginin İrlanda halkıyla yapılan dayanışmalara ayrılan bölümünde Osmanlı padişahı Sultan Abdülmecid’in İrlanda halkına gönderdiği 1.000 sterlinlik bağışa da önemli yer verilmiş. O dönem için yüksek bir meblağ olan bu yardım, açlıkla boğuşan bir halkla uluslararası dayanışmanın simgesi olmuş. Dönemin ABD Başkanı James Knox Polk zar zor 50 dolar bağışlarken, o zamanlar çiçeği burnunda bir politikacı olan Abraham Lincoln 10 dolar (bugünün 500 doları) göndermiş. Amerika’nın yerli halkı Choktawlar’ın 1847’de, kendi felaketlerini yaşarken, aralarında 170 dolar toplayıp İrlanda’ya yolladıklarını okumak ise insanı duygulandırıyor. Sergide, Sultan Abdülmecid’in aslında 10 bin sterlin göndermek istediği, ancak Kraliçe Victoria’nın kendisinin bile 2 bin sterlin bağışlamasından ötürü, protokol gereği yardımın miktarını azalttığı yönünde anlatılar da aktarılıyor. Sultan Abdülmecid ayrıca gıda yüklü üç Osmanlı gemisini 1847’de gizlice Drogheda Limanı’na gönderiyor. Abdülmecid’in yardımı, İrlanda’daki Büyük Kıtlık için yapılan bir filmde de konu ediliyor. İrlanda toplumunun bugün Filistin halkı için sergilediği güçlü dayanışmada bu mirasın rolü olduğunu söyleyenler var. İrlanda seyahatim boyunca yer yer Filistin bayraklarına rastladım. Dublin’de konuştuğum bir İrlandalı, “Bu hissiyatın arkasında Great Famine var” sözleriyle, geçmişin acılarının bugünün İrlandalıların vicdanına nasıl pusulalık ettiğini anlatıyor. Belki de bu yüzden, Dublin’de açılan sergide bir Osmanlı Sultanı’na duyulan şükran duygusu, sadece bir tarihsel anekdot değil. Bugünün dünyasında hala yankılanan, sınırları aşan bir dayanışma mirası… •