THE NEW YORK TIMES Geçen hafta yüzlerce düzensiz göçmeni taşıyan köhne bir balıkçı teknesinin bir Yunan sahil güvenlik gemisinin önünde batmasından kısa süre sonra, Yunan yetkililer kaçakçılar istemediği için tekneye müdahale etmediklerini açıkladı. Sahil güvenlik sözcüsü Nikos Alexiou, geminin aşırı kalabalık olması ve taşıdığı göçmelerin İtalya'ya ulaşmaya çalıştığı göz önüne alındığından müdahale etmenin tehlikeli bulunduğunu söyledi. Alexiou, mürettebat veya yolcuların iş birliği olmaksızın geminin rotasını şiddet kullanarak değiştirmeye çalışmanın da bir deniz kazasına neden olabileceğini savundu. Geminin Yunanistan'ın arama kurtarma bölgesinde olduğunu kabul eden Alexiou “Yine de kaçakçılık veya başka suçlarla ilgisi olmayan bir tekneye uluslararası sularda müdahale edemezsiniz” dedi. Önlenebilirdi Yetkilinin sözünü ettiği kaçakçılık suçları insan değil uyuşturucu veya silah kaçakçılığını kapsıyor. Ancak Suriye, Pakistan ve Mısır'dan tahminen 700'den fazla erkek, kadın ve çocuğun boğulduğu olay Yunanistan'da son on yıl içinde, belki de şimdiye kadar yaşanan en ölümcül gemi enkazıydı ve önlenebilirdi. Müdahale etmeme kararı İtalya'ya ulaşmak için para alan kaçakçılar ile göçmenlerin İtalya'nın başını ağrıtmasını tercih eden Yunan makamları arasındaki çıkar ortaklığına bağlanıyor. İngiltere merkezli insan hakları kuruluşu AIRE'den deniz ve insan hakları hukuku uzman avukat Markella Io Papadouli “Yunan sahil güvenliği teknenin tehlikede olduğunu anladıysa ve bu objektif bir değerlendirmeyse, ne olursa olsun tekneyi kurtarmaya çalışmalıydı” diyor. SOS gerekmiyor Yani Yunan makamların iddiasının aksine bir SOS çağrısının gelmesi gerekmiyordu. Üstelik Yunan yetkililere yardım çağrısında bulunulduğuna dair haberler de var ancak Papadouli'ye göre asıl konu yardım talebi gelip gelmemesi de değil: “Kaçakçıların ne istediği veya göçmenlerin nereye gitmeyi umdukları önemli değil. Bir gemi ciddi tehlikedeyse kurtarmakla yükümlüsünüz. Kaçakçılarla pazarlık yapmak, uçak korsanlarıyla pazarlığa benzer.” “Gemiyi sahil güvenlik batırdı” iddiası Kazanın ardından bu hafta kurtulanların tanıklıklarıyla beraber yeni ihmal suçlamaları da su yüzüne çıktı. Bunlar arasında kaptanın yetersizliği, motor arızası ve Yunan sahil güvenliğinin felakete kazara neden olduğuna dair iddialar da var. Yunan sahil güvenliği göçmenlerle dolu trol teknesinin 13 Haziran'da yedi saat boyunca hareket etmediğini gösteren bir BBC haberini yalanlıyor. Sahil güvenlik teknenin o sabah tespit edilmesinden sonra batana kadar 30 deniz mili yol kat ettiğini ileri sürüyor. Yunan yetkililer dokuz kişinin tutuklandığına dikkat çekiyor. İddialarına göre kaçakçılar göçmenleri susuz bırakıp kendi kontrollerinde tutabilmek için gelen su yardımını reddetti. Kurtarma kriterleri AB yasasında açık Ancak uzmanlar Yunan makamlarının denizcilik yasasını ihlal ettiği görüşünde. Dış deniz sınırlarının gözetimi kurallarını tanımayan 2014 tarihli bir Avrupa Birliği yasası, yardım talebinin varlığını kurtarma kriterleri arasında sayıyor. Ancak yasaya göre böyle bir talep, tehlikeli bir durumun varlığını belirleyen tek faktör değil. Kriterler arasında geminin denize elverişliliği, nihai varış noktasına ulaşamama ihtimali, geminin tipine ve durumuna göre gemide bulunan kişi sayısı ve kıyıya ulaşmaya yetecek erzak, yakıt, su ve yiyeceğin var olmaması da var. Ayrıca müdahale etmemek için geminin kalifiye mürettebatının ve komutasının varlığı; güvenlik, navigasyon ve iletişim ekipmanının mevcudiyeti ve kapasitesi; acil tıbbi yardıma ihtiyaç duyan kişilerin bulunmaması; hastalık ve ölüm ile gemide hamile kadın ve çocukların varlığı gibi kriterler de var. Keşmirli ve Pencaplı kurbanlar Yetkililer felaketten sonra denizden 81 ceset çıkardı. Hayatta kalan 104 kişinin büyük çoğunluğu Yunanistan'ın güneybatısındaki Kalamata’da bulunan bir hastaneden Atina'nın kuzeyinde, erişimin kısıtlı olduğu bir kabul merkezine nakledildi. Geçen pazartesi günü Pakistan'da Başbakan Şahbaz Şerif, ölümü teyit edilen 104 Pakistanlı için bir günlük yas ilan etti. Halen bulunamayan kişilerin çoğu, Hindistan ile Pakistan arasında uzun süredir sorunlu olan Keşmir'in Pakistan yönetimindeki bölgesinden ve Pakistan'ın en kalabalık eyaleti olan Pencap’tan. Seçim öncesine denk geldi Gemi kazası, Yunanistan'da bu pazar günü yapılacak seçimlerden önce geçici bir hükümet döneminde meydana geldi. Anketlere göre yeniden seçilmesi beklenen ve göçmenlere yönelik sert sözleriyle hem ülkesinde hem de Avrupa Birliği'nde popülerlik kazanan Başbakan Kiryakos Miçotakis suçu tamamen insan kaçakçılarına yükledi. Başbakan Mora'nın güneyindeki Yitio'daki seçim konuşmasında “Şaşkınız. Ancak bir o kadar da o sefil kaçakçılara, o pisliklere de kızmalıyız” dedi. Yunan hükümeti facianın ardından söylemi değişti. Önce sahil güvenlik kaza öncesinde batan tekneye halat bağladıkları iddiasını reddetti. Kurtulanların bazıları teknenin batmasına bunun neden olduğunu ileri sürmüştü. Sahil güvenlik daha sonra teknenin ve yolcuların durumunu tespit etmek için kısa bir süreliğine bir halat bağladığını kabul etti. Yetkililer teknenin dengesini sağlamaya çalıştıklarını söylediler. Bu ifadelere şüpheyle bakanlar Yunan sahil güvenliğinin göçmenleri kendi yetki alanlarının dışına çekmeye çalışmış olabileceğinden korktuklarını dile getiriyor. Alarm Phone adlı göçmen haklarını savunma örgütü 13 Haziran öğle saatlerinde geminin tehlikede olduğuna dair telefonlar aldıklarını ve bu bilgiyi yetkililere ilettiklerini söylüyor. Yunan makamlar ise gün boyunca gemiyle iletişim kurduklarını, kendilerine geminin İtalya'ya gideceğinin söylendiğini anlatıyor. Ticari gemileri yönlendirdiler BBC'nin bir haberine göre ise Yunan sahil güvenliği Lucky Sailor adlı bir ticari tekneden trol teknesine yiyecek ve su vermesini istedi, tekne de bunun üzerine rotasını değiştirdi. The New York Times tarafından elde edilen mahkeme belgelerine göre Faithful Warrior adlı bir başka tekne yaklaşık 2.5 saat sonra, kazazede tekneye ulaşarak saat 21.30'da yolculara yiyecek ve su verdi. Göçmenlerin “İtalya, İtalya” diye bağıran sesini duydular. Faithful Warrior'ın kaptanı Panagiotis Konstantinidis saat 21:45'te Yunan Arama ve Kurtarma Merkezi kontrol merkezine güvertelerdeki aşırı kalabalık nedeniyle trol teknesinin “tehlikeli bir şekilde sallandığını” bildirdi. Birkaç dakika sonra yolcular malzemeleri denize attı. Belgelere göre Vesel 920 adlı sahil güvenlik teknesinden bir yetkili, balıkçı teknesinin saat 23:45'te durduğunu ve denizcilerin tekneye halat attığını söyledi. Yetkili “Yardım istemiyoruz, İtalya'ya gideceğiz” diye İngilizce bağırışlar duyduğunu, teknedekilerin yinelenen yardım tekliflerine rağmen kendilerini görmezden geldiğini ve 23.57 civarında ipi saldıklarını anlattı. Aynı kişi “Teknenin motorunu tekrar çalıştırdılar ve düşük hızda batı yönünde hareket ettiler” dedi. Ticari geminin kaptanı Konstantinidis'in ifadesine göre ise kontrol merkezi saat 12.18’de gemisini yardım görevinden aldı ve bölgeyi terk etmesi talimatını verdi. Şirkete “Konuşmayın” dediler Yunan kargo gemisi Faithful Warrior'ın sahibi nakliye firmasında The New York Times'ın telefonla sorduğu soruları yanıtlayan bir kadın, sahil güvenliğin firmaya yorum yapmamasını ve soruşturmayı sahil güvenliğe yönlendirmesini söylediğini aktardı. BBC'nin bildirdiğine göre “Sahil güvenlik hala bu saatlerde teknenin İtalya'ya gitmekte olduğunu ve kurtarılmaya ihtiyacı olmadığını iddia ediyor.” Mahkeme belgelerinde sahil güvenlik görevlisi, güverte günlüğüne düzgün ve görünüşe göre kesintisiz bir el yazısıyla, geminin saat 01:40'ta tekrar durduğunu, sahil güvenliğin durumu değerlendirmek için yaklaştığını ve bir kurtarma olasılığı için hazırlandığını kaydetti. Ancak 26 dakika sonra, sabah 02:06'da geminin “sağ tarafa ciddi bir meyil almaya başladığını ve büyük bir kargaşa yaşandığını, çığlıklar duyulduğunu” bildirdi. “Birkaç saniye içinde gemi alabora olarak battı, güvertedeki insanlar denize düştü.”
DÜNYA
Göz göre göre ölmelerine izin vermişler Ege ve Akdeniz’de yaşanan en büyük göçmen facialarından birinin ardından korkunç iddialar geldi.
Göz göre göre ölmelerine izin vermişler
Ege ve Akdeniz’de yaşanan en büyük göçmen facialarından birinin ardından korkunç iddialar geldi. Yunan makamlar tekneye, batmadan
önce bir sahil güvenlik gemisinin bağlandığını nihayet kabul etti. Ama tekne daha sonra kaderine terk edildi. İşte facianın adım adım kaydı
