İ nsanlığın hali vakti yerinde mi? Hangi ülkelerin vatandaşları için işler yolunda? Hangileri zorda? Nerede yaşayanlar ilerliyor? Neredekiler geride kaldı? Bu gibi sorulara genellikle ekonomik analizler üzerinden yanıt verilir. Ancak kişi başına düşen GSYİH her şeyi anlatmaz. Ülkenin zenginliğinin refaha ne kadar yansıdığı daha önemlidir. Social Progress Imperative adlı kâr amacı gütmeyen kuruluşun 24 Mayıs’ta yayınladığı veri kümesi bunu göstermeyi amaçlıyor. Veriler zenginlik haricindeki metrikleri kullanarak 170 ülkeyi vatandaşlarına ne kadar iyi baktıklarına göre sıralıyor. Gelişmişliği para sayma dışındaki yöntemlerle ölçen başka kuruluşlar da var. Örneğin BM İnsani Gelişme Endeksi kişi başı GSYİH’i sağlık ve eğitim ölçüleriyle birleştiriyor. Ancak Sosyal İlerleme Endeksi (SPI) GSYİH’i tamamen dışarıda tutuyor. Bunun yerine 52 göstergeyi izliyor ve bunları eşit ağırlık verdiği üç kategoriye ayırıyor: Temel insani ihtiyaçlar (gıda, su vs.), uzun vadeli kalkınma temelleri (eğitim ve sağlık hizmeti) ve “fırsatlar” (kişisel hak ve özgürlükler dahil). Sonuçlar zenginlik ile refah arasında hala bir bağlantı olduğunu ortaya koyuyor: Çoğu zaman en zengin ülkelerin vatandaşları en iyi yaşamı sürüyor. En kötü koşullar ise en yoksul ülkelerde. Ancak veriler aynı zamanda temel ihtiyaçlar gibi alanlarda büyük gelişim kaydetmiş ülkelerin özellikle özgürlükleri koruma ve genişletme gibi başka konularda vatandaşları yüzüstü bıraktığını gösteriyor. ABD geriye gitti SPI 2022’nin bulgularına göre zirvede 90.7 puanla Norveç var. En dipte ise Güney Sudan yer alıyor. Genel olarak en zengin Avrupa ülkeleri üst sıraları doldururken Sahra Altı Afrika ülkeleri en aşağıda. Ayrı bir analizde ise SPI skorlarının 1990-2020 dönemindeki değişimi veriliyor (Ölçüm yöntemindeki farklılıklar sebebiyle en son rakamlar dahil edilmedi). İnsan refahındaki iyileşme 1980 ve 90’lardaki hızlı ilerlemenin ardından yavaşlamış görünüyor. Latin Amerika gibi bazı bölgelerde duraklama söz konusu. ABD ise geriye gidenlerden. Covid-19 pandemisi yüzünden dünya çapındaki ilerleme son ölçümlerden beri daha da yara almış olabilir. Çin’de orta sınıf iyileşti Refah açısından en büyük artışın görüldüğü bölge Doğu Asya ve Pasifik. İki bölgenin ülkeleri SPI skorlarını 1990-2020 arasında ortalama 18 puan yükseltti. En büyük etkenlerden biri sağlık, eğitim ve temel ihtiyaçların karşılanmasına dair göstergelerde daha yüksek puanlar kaydeden Çin’in orta sınıfı oldu. Güney Asya’da da kayda değer ilerleme söz konusu. Örneğin Hindistan otuz yılda 16 puan yükseldi. En büyük ilerlemeyi kaydeden ise Hindistan ile Çin arasındaki küçük Bhutan oldu. Temel insani ihtiyaçları karşılama konusundaki büyük gelişimi sayesinde skorunu 30 puan artırdı. Bhutan hükümetinin GSYİH yerine kendi icat ettiği “gayrisafi milli mutluluk” hedefi belirlediği düşünülürse sonuçlar doğru yolda olduklarını gösteriyor. Diktatör Nicolás Maduro’nun iktidarını pekiştirmesine rağmen 2013’ten beri ekonomisi yüzde 75 küçülen Venezuela ise 1990-2020 döneminde SPI sıralamasında en büyük düşüşü yaşayan ülke oldu. GSYİH verileri ile bir araya getirildiğinde SPI sıralaması sosyal gelişmişlik seviyesinde ekonomik büyümenin önemli olsa da tek belirleyici olmadığını gösteriyor. Çin’in kişi başına düşen GSYİH’i 1990-2010 döneminde 11 kat artarken SPI skoru yüzde 45 yükseldi. Biraz altındaki Hindistan ise ekonomik büyüme açısından Çin’in üçte biri seviyesinde kalsa da SPI puanı benzer seviyede arttı. ABD de ekonomik başarısına rağmen geriye giden ülkelerden. Zengin demokrasilerden oluşan G7 kulübü içindeki en zengin vatandaşlara sahip ABD’nin SPI puanı 87.6, yani G-7’nin en düşüğü. 2016’dan beri ABD ekonomisi diğer zengin ülkelerden hızlı büyüse de SPI puanında sürekli düşüş var. Bunun temel sebebi ayrımcılık ve yüksek eğitime erişim ölçütlerini içeren “fırsatlar” kategorisinde gerilemesi. Maalesef ABD’nin performansı genel bir trendi yansıtıyor: Bütün dünyada kişisel haklardaki ilerleme hız kesmiş durumda. Görünüşe bakılırsa her iyi şey paradan kaynaklanmıyor. • The Economist’ten alınmışdır,
DÜNYA
Ülkeniz size nekadar iyi bakıyor?
The Economist 170 ülkedeki temel ihtiyaçlar, eğitim, sağlık, hak ve özgürlüklere bakarak refah
seviyesini kıyaslayan bir ölçek hazırladı. Türkiye endekste 30 yılda yedi basamak geriye düştü
